17 Kasım 2018
  • Samsun12°C
  • Ankara6°C
  • İstanbul11°C

YEŞİL KAĞIT

Bayram Ocak

09 Ağustos 2018 Perşembe 12:02

Doların dünya üzerinde  kullanılma nedeni, 1944-1971 yılları arasında geçerli olan Bretton-Woods para sistemidir. 2. Dünya Savaşı sonrasında 44 müttefik ülkenin ABD liderliğinde kurdukları, ABD dolarının altına, diğer para birimlerinin de dolar üzerine altına sabitlendiği bu sistemin önemli bir özelliği, sistemdeki paralardan sadece doların altına dönüştürülebilir olmasıydı.

1971’de sistemin çökmesine rağmen, dünya ticaretinin çok büyük bölümünü yapan bu ülkeler doları kullanmaya ve rezerv para olarak tutmaya devam ettiler. Daha çok ülke bu parayı rezerv olarak kullanmaya başladıkça, bu trend güçlenerek devam etti. Diğer taraftan ABD dünyanın en büyük ekonomisi olarak ve büyük bir dış ticaret hacmine de sahip. ABD’nin politik ve ekonomik gücü arttıkça, ABD doları da uluslar arası piyasa da bir tür güvenilir liman oldu. Altın ise kriz dönemlerinin güvenli limanı olarak bilinir.

15 Ağustos 1971, ABD Başkan Robert Nixon, ABD’nin sistemi terk ettiğini ve doların altına çevrilebilirliğine son verildiğini açıklar. Hem de sistemdeki hiçbir üyeye haber vermeden. Bu hareket piyasalarda büyük bir paniğe neden olur. Ardından zorlama bir anlaşmayla (Smithsonian Anlaşması), dolar yaklaşık yüzde 10 oranında devalüe edilir ve 1 ons altın 38 dolara çekilir. Ancak bu da çözüm olmaz, altın fiyatı yükselişe geçer ve bir yıl sonra 70 dolara çıkar.

Dolar değer kaybetmeye, işler Avrupa ekonomisi aleyhine dönmeye başlar. Avrupa durumda son derece rahatsızdır ve Amerikan hükumetinin buna müdahil olmasını ister. Ancak Hazine Bakanı John Connally’nin gelen taleplere o meşhur cevabı verir.

Dolar bizim paramız ama sizin sorununuz.

2018 yılına gelindiğinde ,sistem aynı şekilde ilerlediğinden dolar bizim sorunumuz olarak kalır.

Böylesi bir durumda ülkenin para politikasına yön veren insanların her türlü duruma karşı hazırlıklı olmaları,  çözümler geliştirmeleri, en ufak bir sallantıda tüm ülke ekonomisinin paçalarının tutuşmaması için dışarıdan gelecek müdahalelere karşı ekonomi olarak dik durması gerekmektedir.

Doları elinde tutan ülke bunu silah olarak kullanmaya başladığında iki seçeneğiniz kalır. Ya onların kontrolünden çıkmamanız veya ben kendi ayaklarım üzerinde duracağım dediğinizde her türlü duruma hazırlıklı olmanız gerekmektedir.

Doların silah olarak kullanılacağı bir ortam var mıdır ?

Yıllardır stratejik ortak diye adlandırılan ülkenin çıkarlarına ters düşecek  politikalar ürettiğinizde o dolar silah olarak size karşı kullanılır.

Bunlardan bir kaçı. İpek yolu projesinin içerisinde yer almanız, Suriye politikalarınız, S400 füze sistemi temin etme girişiminiz, ülkenizin altını oymaya çalışan bir ajanlarını cezalandırıp onlara geri teslim etmemeniz sayılabilir.

Doların yükselmesi piyasalarda olumsuzluğun nedenidir. Cebinizde ki paranın erimesidir, kısaca ekonomik  dengelerin bozulma nedenidir.

Böylesi bir ortamda halktan beklenen nedir ?

Sağ sol olaylarının yaşandığı dönemlerde olduğu gibi kutuplaşılmamasıdır. O dönemlerde ne solcular nede sağcılar kazandılar, ülkeyle birlikte onlarda kaybettiler. Düşünceye bakıldığında herkes vatanseverdi, herkes vatan için mücadele ediyordu.

Halktan beklenen en azından bu olumsuzlukların yaşandığı dönemde ülkesinin arkasında olduğunu göstermesidir. Herkesin vatanseverlikten dem vurduğu  sosyal medyaya baktığınız da bu desteği görebiliyor musunuz?

Ne acıdır ki zil takıp oynanmadığı kalmıştır. Kaybedenin yeşil paranın sahiplerinin olmayacağı,kaybedenin bu ülke olacağının görülmesi gerekmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.