19 Eylül 2018
  • Samsun17°C
  • Ankara14°C
  • İstanbul20°C

YEDAŞ

Köksal Akman

03 Nisan 2018 Salı 13:37

Mahalle şehir hayatının önemli bir parçasıdır. Bireyin şehir hayatına ve yönetimine katılımının ilk basamağıdır. Mahallenin özelliği en küçük yönetim birimi olmasının yanında “küçük” bir birim olması dolayısıyla insani ilişkilerin ve kimlik oluşumunun yoğun ve canlı bir şekilde yaşayabilme imkanı sunmasıdır. Dolayısıyla, mahalle ortamı, ailevi ve kişisel ilişkilerden etkilenen bir yapıya sahiptir. Bizler kenar mahallenin en kenarında oturan, gelir düzeyi çok yüksek olmayan, kendi yağıyla kavrulan herkesin herkesi tanıdığı, birbirini görünce aileden birini görmüş gibi sevindiği, Baba edasıyla ‘’nereye Akman’’ diye seslenen Gürcü azmi amcasıyla, köyden getirdiği otuz kiloluk erzak çuvalını omuzlayıp hiç dinlemeden dokuzyüz metre götüren seksen yaşındaki hacı Avni dayı’sıyla, her gün bize gelmeden huzura eremeyen Sevinç ablasıyla Anadolu kültürünü elinden geldiği kadar yaşatmaya çalışan halen komşuluk ilişkilerimizi samimi bir şekilde sürdürdüğümüz kenar mahallenin en kenarında yani Canik ilçesi Uludağ mahallesinde oturuyoruz. Kenar mahallede oturarak imrenilesi insan ilişkileri yaşamanın bedelini, şehrin vitrini olmayışından ötürü yaşadığı çevresel sorunların en son çözüme ulaştırılması ile öder mahalleli. Yaklaşık bir aydır Mahmudiye caddesinde sokak lambaları yanmıyor. Hava kararınca mahalleli sokağa dökülüyor. Kiminin çocuğu okuldan geliyor, kimin kızı işten, sokak zifiri karanlık... Köpekler sokaklarda cirit atıyor korkmamak elde değil dolayısıyla anne ve babalar yollara düşüyor. Mahalleli her akşam rutin bir şekilde 186 yi arayıp arıza bildiriyor… bildiriyor da ne oluyor? hiç bir şey fark etmiyor karşındaki muhatabın nazik bir şekilde tamam efendim talebinizi oluşturdum gerekli yerlere ileteceğiz diyor. Peki bu talep yetkililere bir ayda mi ulaşıyor? ulaşıyorsa o yetkili etkili her kimse işten anlayan hiç mi yok? o işin başındaki çobanı kimin akrabası olduğu için işe aldınız? Ahbap çavuş muhhabetinde miyiz? İşi anlayan hiç mi kimse yok yoksa neden işten anlayan birini almıyorsunuz? Bu umursuzluk kenar mahallenin en kenarında oturmanın kamuoyu oluşturamaya engel olacağı düşüncesi mi? veya biz bunlardan kullandıkları elektriğin iki misli ücret aldığımız halde gıkları çıkmıyor, sokak lambası yanmıyor diye mi gıkları çıkacak mantığı  mı? Buradan bu konuşa bizlere bir bilgi verecek merci, yetkili, etkili YEDAŞ mensubu var mı? Akşam mahalleye geldiğimde karşı komşumuz, yan komşumuz kapıya çıkıp “yine sokak lambalarımız yanmıyor bunun bir çaresi yok mu” diye benden medet ummaya başladılar. Ben de sizler gibi 1 aydır her aksam mutemadiyen 186’yı arayıp oradaki hanim kızımıza istemsizce ezberlediğim nazik cümleler kurarak “sokak lambalarının yanmadığını, bütün mahallenin karanlıkta kaldığını” söyleyip arıza kaydı oluşturuyorum. Görevli de bana kaydınız oluşturdum başka bir sorununuz var mı? diye soruyor sanki bir aydır bir sokağın caddenin lambalarını yapmışlarda başka bir işimizi halledeceklermiş gibi!!! YEDAŞ’ın sermayesi büyük hizmeti küçük..... Yetkili hiyerarşisi göz önünde bulundurulduğunda, alttaki yetkililer tutupta en üstteki Müdüre “Uludağ mahallesinin Mahmudiye caddesinde ki sokak lambalarının arızasını gideremiyoruz (gidermiyoruz)”demez sanırım. Belki de bir mantık 67.73 krş aktif enerji bedelini 38.26 krş dağıtım bedelini 131.50 krş olarak kuzu kuzu ödemeyi kabul ettiğimiz için ( başka çaremiz de yok) şikayetlerimiz dikkate alınmıyordur. Bu vatandaşı kenara sıkıştırmanın bir karşılığı muhakkak olacaktır... Sahi YEDAŞ bizden dağıtım bedelini almasın biz gidelim Hasan Uğurlu barajından kendimiz alalım daha mantıklı değil mi? 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.