22 Ağustos 2018
  • Samsun27°C
  • Ankara24°C
  • İstanbul28°C

YANAR DÖNER OLMAK

Sami Kesmen

16 Ocak 2018 Salı 10:00

Sözüne, özüne, güvendiğim bir dostum insanların durumunu izaha çalışırken “Ayçiceği” gibidirler benzetmesini yaptı. Ayçiçeğinin özelliği, güneş ışınlarının geldiği yöne doğru sürekli dönmesidir. Yani, sabah durduğu yerle akşam durduğu yer, sabah baktığı yön ile akşam baktığı yön birbirinden tamamen taban taban zıt olur. Bu benzetmeyi yaparken ima ettiği bir takım kitleler ve kişiler vardır elbette.

Ayçiçeğinin fıtrat üzere yaşamasıdır sabah farklı akşam farklı yöne dönmesi ve güneş ışınlarının geldiği tarafa bakarak yaşaması. Ayçiçeğinin imanı ve ihlası, güneşin ışınlarının geldiği yöne bakarak yaşamasını gereketirir çünkü. O bitki böyle yaratılmış, kodları bunun üzerine inşa edilmiştir. Ayçiçeğinin sabah farkılı akşam farklı yöne doğru dönmesi, güneşe doğru dönerek yaşamını sürdürmesi; o çiceğin imanının gereğidir. Bu davranışı insan yaparsa, bu insan  münafık olarak tarif edilir. Toplumda, örneğini sunduğumuz hal üzere yaşayanlar için “Yanar döner insan” denir. Bu tip yaşam şekli kişiyi itibarsız hale getirir. Kaldı ki, zaten böşyle bir yaşam biçimini tercih edenler, zaten itibari sorun etmeyen insanlardır.

Hz. Ali efendimiz bir sohbet esnasında kendisine sorulan bir soru üzerine yaptığı açıklamada, insan için üç önemli husutan bahseder ve buyurur ki ; “Mal, sağlık ve itibar önemli nimetlerdendir. Malınız elinizden çıkarsa buna sakın üzülmeyin, çünkü veren de alan da Allahtır. Verilişi de alınışı da ilahi bir imtahının gereği ve sonucudur. Verdiği gibi almış, aldığı gibi de verir, buna iman ediniz. Sağlığınız elinizden giderse o zaman sahip olduğunuz nimetlerin yarısını kaybetmiş olursunuz. Bu üzülünecek bir şeydir. Zira, ibadetiniz, ticaretiniz, siyasetiniz yaşam için gerekli olan bir çok dünyevi ve uhrevi sonucu ilgilendiren hususlar sağlığa bağlıdır ama bu da bir imtihandır. Çünkü Allah, elçisi olan Hz. Eyyübe en ağır hastalığı vererek onu bile imtihan etmiş, sabrını örnek olarak insanlığa sunmuştur. Öyleyse sağlığınızı da kaybetmiş olmanız halinde eğer sabrederseniz kazınçlı çıkar imtihanı kazınırsınız. Yani, çok şey kaybetmiş olmazsınız. Ama ! Öyle bir nimet vardır ki, onu elde etmeniz de, elden çıkarmanız da kendi yaşam şeklinize ve iradenize bağlıdır. Bu da; itibardır. Eğer itibarınızı kaybederseniz, sahip olduğunuz hiçbir şeyin madi ve manevi anlamı yoktur. O zaman herşeyinizi kaybetmiş olursunuz, dünya ve ahiretinizi yakmış oluursunuz” buyurmuştur.

Toplumsal dille ifade edilen ve en az iki yüzü olan insanlar için kullanılan “Yanar döner olmak” kavramı tam da Hz. Ali efendimizin tarifini yaptığı insan özelliğini hatırlatmaktadır.  İtikadi olarak insan tipleri tasnif edilirken; mümin, münafık ve kafir olarak belirtilir. Bu kapsamda, itibarsız ve iki yüzlü olan bir kimseye itikadi açıdan münafık diyemeyiz. Ancak ! Peygamberimizin münafıklık alametlerini sayarken belirttiği özellikler tam da iki yüzlü insanın tavrına işarettir. Öyleyse iki yüzlü insan, toplumun yanar döner diye tanımını yaptığı tipler; ameli olarak “münafık”tır. Bu tipler, kendi elleriyle ve halleriyle kendilerini itbarsızlaştırmış, dünya ve ahiret hayatlarını karartmış olurlar. Maddi olarak sahip oldukları hiçbir şeyin dünyevi ve uhrevi değeri yoktur, onlar anlamlı saysalar bile.

Ayçiçeği dönerek, mevlana gibi Rabbını arar,  İlahına ibadet eder ve böylece ihlaslı ve imanlı yaşar. İnsanlar iki yüzlülük yaparak Rabbından kaçar ve Şeytana ibadet eder. İtibarlarını kaybederek, toplumda güvensiz olarak tanınırlar. Sorun; böylelerine zaman zaman toplumun önünde yer verilmesi, makam ve imkan sunulmasıdır. Bu tiplerin belirleyici olduğu ortam ve durumlarda, haktan ve hakikatten bahsedilemez. İtibarsız insanların sözüne ve kalemine, ağzına ve kafasına güvenilemez. Bu tiplere; devlet, millet, makam, imkan teslim edilemez. Takdir yetkisine sahip olan her pozisyondaki kimselerin, en çok dikkat edeceği husus, etrafından oluşan yanar döner takımına dikkat etmeleridir. Onlar güçten yana tavır alırlar ve güçlünün yanında dururlar. Bu duruş; yanında durduğu kişinin gücünü korumak için değil, onun gücünden istifade etmek içindir.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.