19 Eylül 2018
  • Samsun17°C
  • Ankara15°C
  • İstanbul20°C

TARIM

Bayram Ocak

08 Eylül 2018 Cumartesi 14:11

 

Ülkemizde uygulanan tarım politikasında geçmişten günümüze mutlaka hatalar ve eksikler mevcuttur. Bunların en başında gelen hatalardan bir tanesi plansız ekimdir.

 

Tarım alanında üretimin artmasını sağlamayan politikalar ile günümüze gelindi. Ülkenin kendine yeten tarım ülkesi olduğu söyleminden sapması 70 li yıllara dayanmaktadır.

Ziraat odasının bir araştırması, ‘’Türkiye’de hububat ekim alanlarında ki en belirgin artış 1951-60 döneminde olmuştur. Bu artış Marshall planı çerçevesinde tarımda yaşanılan hızlı traktörleşmeye bağlı olarak mera alanlarının sürülmesiyle sağlanmıştır. 1950’li yıllarda ki artışlar ekim alanlarında ki genişlemeden ,1970 ‘den sonra ki artışlar ise verimdeki yükselmeden kaynaklanmıştır.

 1946-60 döneminde görülen artışlarda 1949`dan sonra traktör sayısının hızla artması etkili olmuştur. Ekim alanları 1991-95 döneminde 9,6 milyon hektara ulaşmış; ancak bu dönemden sonra gerilemeye başlayarak 2006-2010 döneminde 8,1 milyon hektara düşmüştür.

1986-90 döneminde 18,9 milyon yon olan üretim, 2005-2010 dönemi ortalaması olarak yıllık 19 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Başka bir ifadeyle buğday üretimi 30 yıldır yerinde saymaktadır. Türkiye`de çeşit sayısındaki fazlalığa karşın; buğday verim ve üretiminde belirgin artışlar sağlanamamaktadır. Ekim alanlarının tarla alanları üst sınırına ulaşması ve üretimin kurak koşullarda yapılması; verimi ve dolayısıyla üretim düşürmektedir. Öte yandan bu dönemde tahıllarda verimlilik ve maliyet sorunlarını çözmek için ciddi bir çaba gösterilmediği öne sürülebilir.’’

Sanayileşme çalışmaları neticesinde arazilerin sanayi sektörüne açılması, günümüzde inşaat sektöründe ki artış betonlaşmayı getirmesi, bilinçsiz ve plansız üretim tarım alanlarının yok olmasına neden olmuştur. Sanayileşmenin köyden kente göcü hızlandırması, tarım arazilerinin yüksek fiyatlarla  satılması, tarıma yapılan desteklerin büyük ölçekli toprak sahiplerine yapılması da etkenler arasındadır mutlaka.

Bitkisel ve hayvansal  üretim birbirinden bağımsız düşünülemez ,bu iki alan birbirini tamamlar, bir tarafta yaşanılan aksaklık diğer tarafı olumsuz etkiler.

Buğdayın  işlenerek satılmasında son altı yılda ülkemiz birinci sıradadır. Buğdayın işlenerek satılmasında ilk sırada olan bir ülkede, üretim alanlarının çok bariz daralmamasına karşın, samanın ithal edilmesinin altında yatan nedenlerden bir tanesi, buğday üretiminde daneye yönel inmesidir ,Buğday ve arpa tohumunda değişikliğe gidilmesi, danenin artırılıp ekin boyunun küçük kalması hasat esnasında biçer döverlerin kısa olan buğday ekininde sadece daneleri alması kalan kısımlarında anız olarak arazide bırakılması saman üretimini etkilemesi sonucunda samanın ithal edilmesi örneği verilebilir.      

Tarımda bir plansız üretim vardır. Kim, nerede, hangi ürünü ne kadar ekiyor, dikiyor ya da yetiştiriyor?

 

Çarşamba, Bafra. Sakarya ovalarının büyük bir oranda fındık dikimine başlaması, sebze üretiminin azalmasına neden olmuştur. Yılda iki ürün alınacak topraklarda sadece fındık üzerine yoğunlaşmanın plansızlığın bir göstergesi olduğu aşikardır.

 

Fındık taban fiyatının yükseltilmesi ,fındık ekim alanlarının artmasına neden olacaktır. Fındık üretimine karşılık dışarıda pazarlanması,iç piyasada ki arz talep dengesinin kurulamaması yarın üreticinin mağduriyetini ortaya çıkartacaktır.

 

Ülkenin tarım politikası, büyüyen bir ülkenin olmazsa olmazıdır.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.