23 Şubat 2018
  • Samsun8°C
  • Ankara4°C
  • İstanbul9°C

SAÇ RİSALESİ

Ahmet Ufuk Erkan

13 Ocak 2018 Cumartesi 14:11

Ayağa kalkmaya yeltendiğinde, saçların senden önce ayaklanıyor. Öyle bakakalınıyor; iç ürpertisi...

Rüzgâr, saçından güç buluyor; hatta belki saçın tümden rüzgâr…

Ve evet, biliyorsun, uzaktan bakaduruyorum... Ve dediğin gibi, diyorlar bana kesin deli.

Mecnun misal, umut vesilesi bir saçın zulası.

Saçının koruluğunda, sakla beni.

Şöyle başını geri attığında, tüm dünya, evren, öyle geri atılıyor. Sonra düşüyor tekrar alnına, her şey alnına düşüyor.

Ben alnına düşüyorum, uzaktan bakan deli, ben, alnına düşüyor, saçının renginde bulutlar üstümde geziniyor...

Ben bulutlar üstünde... Kalakalınıyor. Yanılıyor büyük bir yangınla. Eski bir cümle aklımda, bilmem benden mi, yoksa alıntı mı, inan bilmem: Saçının her teli darağacım... İnan, bilmem cümle benden mi yoksa çaldım mı?

-Avuçta çırpınan serçe gibi işte bu atan et parçası, hani kalp diyorlar... -

Alnına istiyorum uçayım. İçinde saçın olsun da çırpınan serçe kurtulsun basit et olmaktan, olsun bir gönül...

Sonra bir yağmur yağıyor, ahmakıslatan. Birimiz ıslanıyoruz, ahmakıslatan malum. Sen de kuru kalamıyorsun elbet.

Söz uzar işte, kalpte kalır bir acı ve... Uzayıp giden saçına mebni, tam ona müteradif bir aşk, uzar durur.

Uzardururum. Ahmakıslatanlar altında. Elimde bir şemsiye saçını andıran, uzar dururum...

-ben yoğum aslında. hatta belki en çok ben varım. işte sana yazan, bir saç eşiğinde-

ne çok yağıyor bu yağmur. öyle sağdan soldan... ince, siçil siçil; avanak ıslatan-

Hadi sen akıllı ol da ıslanma bakalım. Hadi saçın olsun da bir şemsiye, bakalım, hadi ıslanma...

Yelten işte, nefes al yeter ki, ayaklansın saç dediğin.

Akıllandıysam saça mebni; ahmaksam da öyle. İşte, iki aklı evvel, ıslanıyoruz ahmakıslatanda... Saçın tam gözümün üstünde.

Say ki yakınsın, el atımı kadar…  Say ki yüz dönmesi kadar, işte buradasın. Yine de yanar ya insan, iki tel saça… Sacda yanar gibiyim bir tutam saçta…

Ömür işte gelip geçer. Uzağımda ve yanımda, böyle bir saç, havalansa ayrı, düşüp kalsa ayrı, düşüp kaldığım gibi. Öylece toslanmış, kalakalınmış, bir nehir saça…

Ve evet, biliyorsun, yanı başında da olsam bakaduruyorum... Ve dediğin gibi, diyorlar bana kesin deli. Yanı başında…

Ayrılık aşka dair, buluşmak aşka dair. Ve isteniyor işte, işte isteniyor, gömlek cebinde ola bir tutam… Ola bir tutam saç gömlek cebinde.

Ola bir tutam saç gömlek cebinde ve öyle her çarpmasında kalbin, vurup dura, doldura göğüs boşluğunu. Bir tutam saç ola, uğruna dünya yakılası, gömlek cebinde…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.