21 Ocak 2018
  • Samsun11°C
  • Ankara-1°C
  • İstanbul12°C

KUTSAL TOPRAKLARDA OLMAK

Sami Kesmen

18 Aralık 2017 Pazartesi 12:20

Kendimize ait "Herkan Turizm" organizasyonu ile, 20 günlük umre programı için, 13.12.2017 tarihinde sabah saat 06.00'da, Çarşamba Havaalanı'ndan kalkarak üç buçuk saatlik bir yolculuktan sonra  Ciddeye indik. 
      Resmi işlemlerin arkasından bir kaç saat sonra Mekke/Şişe'deki otelimize yerleşik. Umrecilerimiz,  Kabe'nin özlemi, Mekke'nin manevi güzelliği ve kutsal topraklarda olmanın heyecanı ile biran önce Mescid-i Haram'a gitmenin hesapları içinde oldular.
    Kutsal topraklarda olmanın çok özel bir duygu olduğunu, bunu yaşayan herkes yakinen bilir, bunun için de bu yüksek duyguyu tekrar yaşamak için umre ibadeti yapmak istenir. Hiçbir duygu ile mukayese edilemeyecek kutsal topraklarla ilgili duyguyu sık sık yaşamak, insanın manevi dünyasını düzenleyeceği gibi ruhi zindeliğini de arttırır   
     İlk insanla başlayan dünya serüveninin, kutsal topraklar merkezli olduğu tüm insanlığın kabulüdür. Hz. Adem babamızla, Hz. Hava annemizin kabri kutsal topraklardadır. Kur'ân'a konu olmuş Habil ile Kabil hadisesinin Müzdelife'de yaşandığı rivayetler arasındadır. 
     İnsanlık tarihi ile ilgili bir  çok olaya sahne olmuş kutsal toprakları ziyaret, her müslümanın hayalleri içinde yer alır. Allah c.c. tarafından, emin belde olarak isimlendirilen Mekke, ayrıca özel bir öneme sahiptir. 
      Kutsal topraklar olarak isimlendirilen bölgelere anlam kazandıran, o bölgelerin ilahî referanslı olmasıdır. Bu konuda, Mekke'de Kâbe, Medine'de Ravza, Kudüs'te Aksa ilahî referanslardır.
      Kâbe; Allah c.c'ın nurunun dünyaya tecelli ettiği ana merkezdir. İnsan ruhuna üflenen ilahi nurun dünyadaki kaynağı da Kâbe'dir. Bu nedenle;  Kâbe insanı etkiler, büyüler ve kendi nuruyla eritir. Yine bu nedenledir ki, Kabe'yi gören, elini süren, kokusunu alan; huzuru bulur, ruhunu temizler, gönlünü yeniler ve Rabbî ile iletişime geçer. Fıtrat'ın dokusu buna göre kodlanmıştır. 
      Umre ve Hac ibadeti esnasında   Kabe'nin misafiri olan hacı ve umrecilerde bunun izleri görülür. Bunu yaşayan herkes de yakından bilir. Kâbe karşısında erimeyen hiç bir ruh yoktur.
        Duanın, ibadetin ve duygunun adresidir kutsal topraklar. Elbette, dua her yerde yapılır. Hac ve Umre ibadeti hariç, diğer ibadetler de başka yerlerde yapılır. Ancak, bu ibadetlerin bile kutsal topraklarda yapılması farklı bir manevi etki gücüne sahiptir. 
     20 gün sürecek olan bu umre ibadet programımızın heyecanla ve duygu ile geçeceği, yoğun bir program sonunda umrecilerimizin  huzurlu ve mutlu olarak ülkemize döneceğimizden hiç şüphemiz yok.  Sömestre umre programız için de hazırlıklar,  idari prosedürlerin gerektirdiği işlemler devam etmektedir. 
      Allahın misafirlerine hizmet etmenin mutluluğu ve bunun kazandıracağı manevi kazanım bize yetecektir. Hizmet ve hürmet etmeye talibiz. 
     Hacının ve umrecinin duasını almak en büyük hedefimizdir. Bu duanın ne anlama geldiğini hem teorik hem de pratik olarak en iyi bilenlerdeniz. Zaman zaman kutsal topraklarda olmak bile bu hizmetin hayata yansıyan en güzel ve özel yanıdır.
      Kabe'nin misafiri olmayı tüm Müslümanlara nasip etmesini Rabbimden niyaz ederim. Başta, Filistin olmak üzere tüm dünya müslümanlarına Allah'tan yardım diliyorum. Kırmızı çizgimiz olan Kudüs'ün, her umrecinin duaları arasında yer alması dileği ile.... Kutsal topraklardan/Kâbe'den selam ederim. 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.