17 Kasım 2018
  • Samsun11°C
  • Ankara7°C
  • İstanbul12°C

KISA BİR TARİH ÖZETİ

Bayram Ocak

23 Haziran 2018 Cumartesi 17:00

Kurtuluş savaşı yılları, yoksulluk içinde ki halk, bağımsızlık mücadelesi vermektedir. Eli silah tutan erkekler cephede, kadın ve yaşlılar orduya gerekli olan lojistik malzemeleri, canları pahasına   taşımaktadırlar.Ülke için yollara düşen halk, elini değil bedenini taşın altına koymuştu.  

Ülke işgal altındadır,Fransa iç siyasetinde ki gelişmelerin yanı sıra,Sakarya Savaşının etkisiyle  ile Ankara anlaşması imzalanmıştır .  Bu anlaşmanın maddelerinin sonucunda yazışmalarda Türk egemenliğini ihlal etmeyecek şekilde bazı kısıtlamalarla birlikte Fransa'nın da istediği  imtiyazlar sağlandı. Harşit Vadisi'ndeki demir ,krom ve gümüş madenlerinin 99 yıllığına işletme hakkı Fransızlara verildi.
İnsan dışında savaşacak malzemesi kalmamış bir ordu , Marmara bölgesindeki depolardan  kaçak yollarla gelen silah ve cephane ile  başlattığı Kurtuluş savaşında büyük bir bölümünü Sakarya savaşında harcadıktan sonra , zamanını iç meselelerle geçiren ülke,bir yandan da  ordusunu Büyük Taarruz için hazırlıyordu. Fransızlar, Akdeniz bölgesini terk ederken,  Çukurova'daki bütün silah ve cephane depoları yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ne kalmıştı.Bu silahlar ve Mersin limanına ,Suriye'den , Fransız gemisinin getirdiği erzak sayesinde Ordu büyük taarruza geçmişti . 

Sahada direk savaşılan bir Yunanistan vardı. Yunanistan’nın  Ankara’ya kadar yaklaşması aslında kendi sonunu hazırlamasıydı. Ege bölgesi ile lojistik desteğini kesmek için verilen mücadele başarıya ulaşmış ve Eskişehir’de sıkışan Yunanlılar için artık hezimet dönemi başlamıştı. Bıraktıkları silah ve askeri malzeme artık Yunan ordusunu vuruyordu. Zafer kaçınılmazdı  ve o kaçınılmaz son Yunanlıların iç kargaşaya düşmesini sağlamıştı.

Trakya’ya, Gelibolu bölgesinden yaklaşan Türk ordusunu, İstanbul’u elinde tutan İngilizlerin, iç siyasi gelişmelerininde ki değişiklikler  rahatlatmıştı.

İstanbul'u işgal edip tüm gelişmelerde başrol oynayan bir ülkenin, Fransa gibi ikinci planda kalıp ülkemizden çıkarken elde ettiği bir takım kazanımlarının benzerlerini almaması hayalden başka bir şey değildir. İngilizlerin aldıkları her ne kadar örtülü kalsa da,hiç almadıklarını düşündürtmüyorlar bize.

İkinci Dünya savaşı sona ermiş, Almanya’ya karşı savaşan Rusya, İngilter ve Amerika artık o dönem iyi ilişkiler içerisinde dir. Rusya ülkemizden bir takım isteklerde bulunuyor, Boğazlar ,Kars ve Ardahan. Biz savaşa girmememize karşın güçlü  durumda değiliz. Doğal olarak bu istekleri durdurmak için ilk olarak Amerikanın kapısını aşındırıyoruz. Olumsuz cevap karşılığında Erzurum bölgesinde savaş hazırlıklarına başlanılıyor.

Rus baskısına karşı Amerika bize kucak açarken, her yönüyle onların kontrolü altına girmeye başlıyoruz. 2.Dünya savaşı sonrası, soğuk savaş dönemi başladığında Türkiye-ABD arasında yakın işbirliği başladı.

İsmet İnönü ve başbakan Şemsettin Günaltay döneminde imzalanan Türkiye ve ABD hükumeti arasında Eğitim Komisyonu kurulması hakkında anlaşma yapılır. 
Türk milli eğitiminin ABD güdümüne girmesi sonucunu hazırlayan bu anlaşmaları mimarı olan Amerikalı Senatör James Fullbright nedeniyle Bu anlaşma ve kurumun eğitim komisyonlarına onun adına verilmiştir .Anlaşmayı Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve ABD Başkanı Truman 27 Aralık 1949 tarihinde imzalanmıştır .

Anlaşmanın Eğitim Komisyonu ile ilgili 5. maddesi Aynen şöyledir.

‘’Komisyon dördü Türk vatandaşı ,4'de ABD vatandaşı olmak üzere 8 üyeden kurulu olacaktır.Bunlara ek olarak Türkiye'deki ABD diplomatik heyetinin başı yani Ankara Büyük elçisi Komisyonu Fahri Başkan olacaktır komisyonda Oyların eşit olması durumunda Kesin oyun misyon şefi ABD Büyük elçisi verecektir.’’

Askeri konuda ki anlaşmalara hiç girmiyoruz. Bağlılığımızın ne zaman başladı çok net ve bu ülkelerin buradan giderken veya onlarla bir şekilde bağlantımız olmuşsa, biz vazgeçtik, ne isterseniz yapın diyeceklerini düşünmekte hayal pereslikten başka bir şey değildir.

Ülke güçsüz iken ayakta durabilmek adına bir takım anlaşmalara imza atmış ise,amacımızın ülkenin ilerlemesi ve bu anlaşmalardan bir an önce kurtulması için, ülke içerisinde birlik ve beraberliğin sağlanmasına yönelik çalışmaların olması gerekmektedir.

Ülkelerin dostluklarından ziyade çıkarları vardır. 1.Körfez savaşının harcamalarının %60 ‘nı Arabistan,%30’unu Kuveyt karşılamış,kalan %10 ‘luk kısım Amerika'ya hesap olarak dönmüş görünse de aslında %100'lük kazançtı onun kisi.

Ülkeye kim destek olmuş görünürse mutlaka karşılığını kat kat almıştır .

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.