19 Eylül 2018
  • Samsun14°C
  • Ankara16°C
  • İstanbul21°C

KİM KAZANIYOR?

Bayram Ocak

19 Temmuz 2018 Perşembe 15:40

Faiz "Haram mıdır helal midir?" tartışması, kimin kullandığına bakar çerçevesinde sıkışıyor.

Kesin yargı haramdır denildiğinde, haram olan domuz etinin "Zaruret halinde yiyilebileceği" konusundaki yumuşamaya eşit bir noktadan sonra tartışma "Zaruret halinde faiz kullanabilir mi?  ",noktasında düğümleniyor.

Ülkede yeni bir sisteme adım atıldı ve   ağırlık konu ekonomi. Ekonomi konusunun  ise bir basamağını faiz konusu oluşturmaktadır. Bu oluşum ise "Haram mı, Helal mi" den ziyade, oranı konusunda ön plana çıkıyor.

Bankaya ihtiyaç kredisi çekmek için gittiğiniz de karşılaştığınız faiz oranı ortalama %2 dir. Kredi kartlarının faiz oranları aynı seviyede arttırılmıştır.

2017 yılında konut almak için  80 bin liralık bir meblağa ihtiyacınız var .

Konut kredisi 10 yıl için 1.45 faiz oranı ile size verildiğinde geri ödemeniz 170.482 liradır.

Aynı krediyi 2018 yılında aldığınız da ise,faiz oranı 1.83 'e çıkmıştır ve toplam geri ödemeniz 199 bin 275 TL dır.

TOKİ'den  ev sahibi olmak istiyorsunuz, sözleşmenin içerisinde "Borcunuz memur maaş zammı oranında artar"  ibaresini görüyorsunuz.

81 bin liralık bir borcunuz var. Memur sunuz ayliginiza ilk altı ay yüzde 4  zam gelmiştir, aynı oran da TOKİ'de aldığınız daireye de bu zam oranı yansıyacaktır.

Sizin maaşınız 3000 TL ise yüzde 4 zam oranı ile 120 TL zam alırsınız. 80 bin TL'lik konut borcunuz da ise 3200 Tl lik bir artış oluşur.

Faizin mevduat sahiplerine (Topluma) yansıması nasıl olur?

Bankaya sıfır faiz ile para yatırdığınız da, çalışan kesime bankanın vereceği faiz oranı 2 puandır.

Üretici 100 TL'ye mal ettiği ürünün  üzerine finansman gideri olarak 2 puan ekleyerek, 102 TL ürününü satar.

Bankadan hiç faiz almayan mevduat sahibi üreticinin malını 102 TL'yi alarak 2 puan zarar eder.

Sıfır faizle para vermenin mevduat'a yani topluma zararı 2 puandır .

Ekonominin temel taşlarından  bir tanesi üretimdir. Ülkede çarkların dönmesi ekonomiye güç katacaktır. Üreticinin banka ile olan ilişkisinde , ekonominin canlanması açısından faiz oranlarının yüksek oluşu pozitif bir olgumudur yoksa negatif bir olgumudur? 

Bugün banka müdüründen %20'den faiz talep eden mevduat sahipleri bunun karşılığında yüzde 15 stopaj kesildikten sonra eline 17 TL geçer. banka 17 TL'lik faiz almaktadır. 

Bu ortamda % 20 mevduat faizi karşılığı  parayı ureticiye en düşük %25 ten verilmektedir.

Üretici 25 puanı ürettiği mala finansman gideri olarak yansıtır. Bankadan 17 ile alan  üretici ihtiyacı alınırken 25 TL olarak öder . Aradaki 8 TL zarardır.

Görüldüğü gibi banka kanalı ile borç ,mevduat ilişkisi daima eksi vermektedir.

Mevduat sahibi ne kadar faiz talep ederse kendisinin ve toplumun, o oranda zararı artmaktadır.

Banka faiz sistemine dur denilme ihtimali var mıdır veya nasıl bir yol izlenebilinir.Çünkü bir noktadan sonra sistem tıkanacaktır.

Mevduat sahibi ne kadar faiz talep ederse kendisini toplumun o oranda zarar ettiği bilinmekte ise bunun için toplumun birbirine olan güvenini artırılması gerekmektedir.

Para sahipleri ile üreticiler arasında sermaye ortaklığı yapılarak birlikte para kazanmalıdır, hem üreticinin finansman maliyeti sıfırlanmış olacak hem de mevduat sahibi yani toplumun zararının  önüne geçilmiş olacaktır.

Faizin yüksek seviyede seyretmesi üretim bazında sorun teşkil etmektedir. Üretime finansman olarak yansıyan ücret, tüketicinin almış olduğu malda kendini göstermesi ile ortaya çıkacaktır ki buda kısır bir döngüden ileriye gitmediği gibi kazanç,para sahiplerine artı olarak gidecektir.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.